Hakkında
Güzide Sabri, 1883 yılında İstanbul’da, Fındıklı semtinde doğmuştur. Babası reis’ülküttap Mustafa Efendizade’lerden olan Salih Reşat Bey Adliye Nezareti memurlarındandır. Annesi Nigar Hanım ise şair Koniçeli Kazım Paşa’nın yeğenidir. Güzide Sabri, Çamlıca’da bulunan köşklerde büyümüş, eğitimini özel hocalardan aldığı derslerle sürdürmüştür. Güzide Sabri, Fatma Aliye ve kızkardeşi Emine Semiye’den sonra yetişmiş, yirminci yüzyılın ilk yıllarında geniş bir okuyucu kitlesine hitap etmiş, his ve hayale dayanan romanlarıyla büyük bir ün kazanmıştır. Güzide Sabri, istibdadın kuvvetle hissedildiği devrin insanıdır. Babasının Abdulhamid’in zulmüne uğrayarak İstanbul’dan Anadolu’ya sürülmesi, Çamlıca’da geçen güzel günlerin üzerine bir kabus gibi çökecektir.
Yazar, daha sonra Beyoğlu Birinci Noteri Ahmet Sabri Aygün ile evlenir. Kısa bir zaman sonra eşinin vefat etmesi onun üzerinde kalıcı izler bırakmıştır. Güzide Sabri, hayatı boyunca mesut olamamış bir kadın yazar olarak bilinir.
1895’ten sonra Recaizade Mahmut Ekrem ve öğrencilerinin başlattığı Servet-i Fünun hareketinin devam ettiği yıllarda, aynı nesilden olmalarına rağmen, onların görüşlerini kabul etmeyerek değişik anlayışa sahip olan ve kendi tarzlarında eserler veren başka yazarlar da bulunuyordu. Bunlardan bazıları Türk edebiyatının batılılaşmasına karşıydılar ve bu düşünce ile onlara hücum ettiler. Bazıları ise yalnız aydınların değil, geniş halk kitlelerinin de anlayabileceği bir edebiyat olmasını istediler. Bu amaçla hareket edenler sanatlarını halkın hizmetine sundular. Halkın okuma alışkanlığı kazanmasında önemli rol oynadılar. Yirminci asrın ilk yıllarında, henüz 16 yaşındayken yazı hayatına atılan Güzide Sabri de bu yazarlardandır.
Güzide Sabri, kadın romancılarımız içinde yaygın şöhrete sahip olanlardan ilkidir. Meşrutiyet ve Cumhuriyet devrinin ilk yıllarında halk arasında çok tutulan kara sevda romanları yazmıştır. Eserlerinin bir çok baskıları yapılmış, bazıları da birkaç defa filme alınmıştır.
İlk eseri "Münevver" 1899'da "Hanımlara mahsus gazete"de tefrika edildi. 1901'de de kitap halinde basıldı. Ayrıca Sırpçaya tercüme edildi.