Kitaplar > Batı Klasikleri > Beyaz Geceler Uysal Kız

 
Beyaz Geceler Uysal Kız


  • İlk Baskı Tarihi: Haziran 2010
  • ISBN: 978-605-5656-21-8
  • Kağıt: 60 gr ithal kâğıt
  • Sayfa Sayısı: 158
  • Cilt:
  • Barkod:978 605 565 6218
  • Ebat: 13,5x19,5 cm
  • Baskı Sayısı: 1
  • Fiyatı: 6 TL

Kitap Hakkında
Basında Bu Kitap
Okuyucu Yorumları
Yazar Hakkında
Teknik Bilgiler
Video
Satın Al

Usta yazar Dostoyevski’nin ilk dönem eserlerinden olan Beyaz Geceler / Uysal Kız, yalın aşk duygusunun işlendiği öykülerden oluşan etkileyici bir başyapıt… Eserleriyle yalnızca 20. yy edebiyatını değil, düşün yaşamını da etkilemiş olan Dostoyevski, Beyaz Geceler’de üçlü bir aşk öyküsünün ruhsal tahlilini yaparken, Uysal Kız’da ise karısı kısa bir süre önce intihar etmiş bir adamın düşüncelerini sorguluyor.

İki kitabın bir araya getirilerek yayınlandığı bu baskı, okura Dostoyevski’nin gençlik dönemi eserlerinden ikisini aynı anda okuma fırsatı sunuyor.
Kitap Yorumları
Okuyucu Değerlendirmesi:
1  Değerlendirme  |  2  Yorum
  Tüm Okuyucu Yorumlarını Okuyun
  Yorumunuzu Yazın

abdullah özbülbül yazdı

Okuyucu Değerlendirmesi:

gecen ay bu kitabı okudum ve çok hoşuma gitti tam bana göreydi aslında böyle yazarlara tebrik etmek gerekir. kitap okumak isteyenlere öneririm.
:)
beyza aktaş yazdı

Okuyucu Değerlendirmesi:

bu kitabı kütüphanede okumuştum harika bir kitap :)

Tüm Okuyucu Yorumlarını Okuyun

abdullah özbülbül yazdı

Okuyucu Değerlendirmesi:

gecen ay bu kitabı okudum ve çok hoşuma gitti tam bana göreydi aslında böyle yazarlara tebrik etmek gerekir. kitap okumak isteyenlere öneririm.
:)
beyza aktaş yazdı

Okuyucu Değerlendirmesi:

bu kitabı kütüphanede okumuştum harika bir kitap :)

İsim:
Dostoyevski
Yaşadığı Yer:
Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Eğitim:
E-Posta:
Web:
Hakkında
Fyodor Mikhailoviç Dostoyevski 30 Ekim 1821’de Moskova’da babasının bir doktor olarak görev yaptığı Yoksullar Hastanesi’ne ait bir apartmanda doğdu. 1837’de annesinin ölümünün ardından babasının yanından ayrılarak St. Petersburg’a taşındı ve orada Askeri Mühendislik Okulu’na kabul edildi. Bir sınıf arkadaşı onun için “sürekli kendisini ayrı tutardı, hiçbir zaman arkadaşlarının eğlencelerine katılmazdı, ve genellikle bir köşede elinde bir kitapla otururdu” diye anlatıyordu. Yurtluğunda düzensiz bir yaşama çekilmiş olan ve oğluna düzenli bir gelir sağlamayı reddeden babasının tutumu Dostoyevski’nin bu hastalıklı içe-kapanıklığını daha da ağırlaştırdı. Bir keresinde, Dostoyevski babasına ilgisizliği yüzünden hakaret dolu bir mektup gönderdi; ama baba Dostoyevski yanıt vermeye fırsat bulamadan serfleri tarafından öldürüldü. Ailesi içerisinde söylendiğine göre, daha sona ona bütün yaşamı boyunca acı çektiren sara nöbetlerinin ilkini bu dönemde geçirmişti. Mühendislik Okulundaki sınavlarının ardından, Dostoyevski üsteğmenliğe getirildi. Ama 1844’de cebinde üzerine “sivil giysi alacak parası” bile olmayan Dostoyevski kendini yazın sanatına adamak için görevinden ayrıldı. 1846’da ilk romanı İnsancıklar’ın çıkışıyla, genç yazarlar arasında en büyük gelecek vaadedeni olarak görüldü. Eleştirmen Belinsky aracılığıyla “birçok önemli kişi” ile tanıştı ve “yazın dünyasında nasıl yaşanacağı konusunda kapsamlı bir ders” aldı. Ne var ki başarısı kısa sürdü. İnsancıklar’ı izleyen birkaç romanı kötü eleştiri aldı ve Dostoyevski, Belinski’nin salonundan uzak durmaya başladı, çünkü orada özellikle daha önceleri ona karşı “dosttan da öte” olmuş olan Turgenyev’in de katıldığı sürekli alaylara konu ediliyordu. Ama bu sırada başka bir küme ile ilişkisini sürdürdü. Petrashevski’nin öncülüğündeki gençlerden oluşan bu kümedekiler, Fransız toplumcularını incelemek ve Rusya’daki toplumsal ve politik reformları tartışmak için biraraya gelmiş ilericilerdi. 1848’i izleyen tepki dalgasında “Petrashevski çevresi”nin üyeleri tutuklandı ve yalancı idam ile sonuçlanan bir soruşturmadan sonra Dostoyevski, Omsk’ta bir ceza kolonisine gönderildi. Hapisanede, “yeraltına gömülü bir insan” gibi yaşadığını yazdı. “Yakınımda içten bir konuşma yapabileceğim tek bir varlık” yoktu. “Soğuğa, açlığa ve hastalığa dayandım. Ağır işlerden sıkıntı çektim, ve salt iyi bir aileden geldiğim için bana diş bileyen mahkumların nefreti sürekli üzerimdeydi.” Bu acılı durum sarasını daha da ağırlaştırdı ama “kendi içime kaçış ... meyvalarını verdi.” 1854’de cezasını tamamlamak için bir asker olarak Semipalitinsk’e gönderildi. Beş yıl sonra, arkadaşlarının yardımı aracılığıyla cezası kaldırıldı. St. Petersburg’a dönüşü üzerine Dostoyevski, Ölüler Evi ve Ezilenler’i yayınladı. Aynı dönemde ağabeyi Mikhail ile birlikte Zamanlar adında başarılı bir dergi kurdu. Ne var ki 1863’te bir yanlış anlama sonucunda hükümet tarafından kapatıldı. Dostoyevskilere yayınlarının adını değiştirerek Çığır adı altında yeniden çıkarma izni verildi, ama yeni yayın kamunun dikkatini çekmeyi başaramadı. 1846’da Mikhail öldü ve yaklaşık bir yıllık bir çabadan sonra Dostoyevski dergiyi yayımlamaya son verdi. Kendini borçların altında ve ağabeyinin ailesini geçindirme sorumluluğu karşısında buldu. Çığır’ın başarısızlığı Dostoyevski’nin daha sonraki tüm çalışmasında izini bırakan bir kişisel bunalımla çakıştı. Sibirya’dayken akıllı ama ahlaksız bir okul öğretmeninin dul karısı olan Maria Dimitrievna Isaev ile evlenmişti. Evlilik ikisine de mutluluk getirmedi ve St. Petersburg’a döndükten kısa bir süre sonra Dostoyevski, Polino Suslova adında kösnül ve saldırgan bir kadınla yakın ilişkiye girdi. Polino Suslova onun çalışmasını ciddi bir şekilde etkilemiş ve kumara karşı sinirceli tutkusunu kışkırtmış gibi görünür. Polina ile birlikte Rusya’dan ayrı olduğu bir sırada Dostoyevski’nin karısı hastalandı ve ağabeyinin ölümünü üç ay önceleyen ölümü onu Yeraltından Notlar (1864) olarak bilinen itirafı yazmaya götürdü. İzleyen yıllarda Dostoyevski sürekli sara, yoksulluk ve kumarbazlığına eşlik eden bir endişenin sıkıntısını çekti. Parasal yükümlülükleri yüzünden yayıncılarla yıkıcı sözleşmeler imzaladı ve onlar tarafından Suç ve Ceza (1866) ve Kumarbaz (1867) gibi yapıtları olağanüstü bir hızla yazmaya zorlandı. Bunlardan ikincisi üzerinde çalışırken Anna Grigorievna Snitkin adında bir sekreter tuttu ve aynı yıl onunla evlendi. Romancı olarak başarısı alacaklılarının bir bölümünü susturmasını sağladı, ama bu “diğerlerini o kadar kızdırdı ki” suçlamalardan kurtulmak için St. Petersburg’tan ayrılmak zorunda kaldı. “Her zaman yabancı bir ülkede bir yabancı” olacağı yakınmasına ve “yaz...

  • Dizi: Batı Klasikleri
  • Kağıt: 60 gr ithal kâğıt
  • İlk Baskı Tarihi: Haziran 2010
  • ISBN: 978-605-5656-21-8
  • Sayfa Sayısı: 158
  • Barkod: 978 605 565 6218
  • Ebat: 13,5x19,5 cm
  • Baskı Sayısı: 1
Grubuna Katıl
Takip Et
© 2010 Antik Dünya Klasikleri
tasarım primeart